| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

etkinliklerle matematik

Yazılar

TIBBIN TARİHSEL GELİŞİMİ

 medicine

M. Ö. 2000...... Al bu otu ye. 

M. S. 1000...... O ot kötü, gel bu duayı oku. 

M. S. 1250...... O dua batıl inanç, al bu iksiri iç.

M. S. 1500...... O iksirin ne faydası var, al bu hapı yut. 

M. S. 1750...... O hap etkisiz, al bu antibiyotiği iç. 

M. S. 2000...... O antibiyotik kimyasal, al bu otu ye.

SBS'ye başvuru tarihleri belli oldu

OKS
Başvurular, 2-20 Mart 2009 tarihleri arasında yapılacak.
İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıflar için yapılan Seviye Belirleme Sınavı'na başvuru tarihleri belli oldu.

Devlet Parasız Yatılılık ve Bursluluk (DPY-B) ismiyle yapılan sınavın adının Parasız Yatılılık ve Bursluluk Sınavı (PYBS) olarak değiştirildi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Seviye Belirleme Sınavı (SBS) ile PYBS başvuru tarihlerini belirledi.

İlköğretim 6, 7 ve 8. sınıfların gireceği SBS'ye başvurular 2-20 Mart 2009, ilköğretim 5, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11. sınıfların girdiği PYBS'ye ise başvurular 23 Mart-2 Nisan 2009 tarihleri arasında alınacak. SBS ve PYBS kılavuzları 27 Şubat 2009 tarihinde MEB'in internet sitesinde yayımlanacak.

SBS, ilköğretim 6. sınıflar için 13 Haziran 2009, 7. sınıflar için 7 Haziran 2009 ve 8. sınıflar için ise 6 Haziran 2009 tarihlerinde yapılacak.

 

İlköğretim 5. sınıf ile liselerin 9, 10 ve 11. sınıflarında okuyan öğrencilerin katıldığı PYBS, 3 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleştirilecek. İlköğretim 8.sınıf için PYBS sınavı 6 Haziran 2009, ilköğretim 7. sınıf için 7 Haziran 2009, ilköğretim 6. sınıf için ise 13 Haziran 2009 tarihlerinde düzenlenecek.

haberaktüel

 

 


GÜZEL BİR HİKAYE

 
 ressam
Renklerin ustası olarak anılan büyük bir ressamın öğrencisi eğitimini
tamamlamış. Büyük usta öğrencisini uğurlarken, yaptığı resmi şehrin en
kalabalık meydanına koymasını ve yanına da kırmızı bir kalem bırakmasını, 
halktan *beğenmedikleri yerlere çarpı koymalarını* rica eden bir yazı
iliştirmesini istemiş.
 
Öğrenci birkaç gün sonra resme bakmaya gittiğinde resmin çarpılar içinde
olduğunu görmüş. Üzüntüyle ustasına gitmiş. Usta ressam üzülmemesini ve 
yeniden resme devam etmesini önermiş.
 
Öğrenci resmi yeniden yapmış. Usta yine resmi şehrin en kalabalık meydanına
bırakmasını istemiş fakat bu kez yanına bir palet dolusu çeşitli renklerde
boya ile birkaç fırça koymasını ve yanına da insanlardan *beğenmedikleri 
yerleri* *düzeltmesini *rica eden bir yazı ile bırakmasını önermiş.
 
Öğrenci denileni yapmış.. Birkaç gün sonra bakmış ki resmine hiç
dokunulmamış. Sevinçle ustasına koşmuş.
 
Usta ressam şöyle demiş: "İlkinde insanlara fırsat verildiğinde ne kadar 
acımasız bir eleştiri sağanağı ile karşılaşılabileceğini gördün. Hayatında
resim yapmamış insanlar dahi gelip senin resmini karaladı.
 
İkincisinde onlardan yapıcı olmalarını istedin. Yapıcı olmak eğitim
gerektirir. Hiç kimse bilmediği bir konuyu düzeltmeye cesaret edemedi. 
Emeğinin karşılığını, ne yaptığından haberi olmayan insanlardan alamazsın.
Sakın emeğini bilmeyenlere sunma ve asla bilmeyenle tartışma...

DOKTORA TEZi

Bir tavsan onune bir daktilo almis tak tuk tak tuk birseyler yaziyor.
Oradan gecen bir tilki :
- Hey tavsan ne yaziyorsun?
- Doktora tezimi yaziyorum.
- Ha oyle mi, cok guzel ne hakkinda?
- Tavsanlarin tilkileri nasil yedikleri hakkinda.
- Yok canim olur mu oyle sey hic tavsanlar tilki yerler mi?
- Olur canim gel istersen sana ispat edeyim.

Beraberce tavsanin yuvasina girerler biraz sonra tavsan tek basina cikar ve yine daktilosunun basina gecer tak tuk birseyler yazmaya devam eder.

Daha sonra oradan gecen bir kurt tavsani gorur.

- Hey tavsan ne yaziyorsun?
- Doktora tezimi.
- Ne hakkinda ?
- Tavsanlarin kurtlari yemesi hakkinda.
- Yayinlamayi dusunmuyorsun herhalde buna kim inanir.
- Dogru olmaz mi gel istersen gostereyim.

Yine beraberce yuvaya girerler tavsan biraz sonra tek basina disari cikar.

Tavsanin Yuvasini merak mi ettiniz?
Manzara Sudur ;
Tavşanin yuvasinin içi:
Bir köşede tilkinin kemikleri...
Bir köşede kurdun kemikleri...
Diger köşede ise;
bir arslan kürdanla dişlerini temizliyor!

SONUC VE ANAFiKiR
Doktora tezi yapmak icin; tezin önemi yoktur.
Konunun da önemi yoktur.
Önemli olan; "Tez Danismanindir"

 

Hiperaktif Çocuklar İçin Okulda Neler Yapılabilir?

Sınıf Yapısı ve kuralları hiperaktif çocuk için oldukça zorlayıcı olabilir.Hiperaktif çocuklarla yeterince ilgilenilebilmesi için küçük gruplar daha elverişlidir. Hiperaktif çocukların kalabalık gruplar içinde dikkatlerini toplamaları oldukça zordur ve böyle gruplarda ilgileri kolayca dağılmaktadır. Bu çocukların bir diğer özelliği de çabucak sıkılmaları ve verilen ödevleri tamamlamak için sürekli motivasyona ihtiyaç duymalarıdır. Bu nedenle özel öğretmenler her zaman daha iyi sonuç verir. Hiperaktif çocukların pek çoğuna özel bir hocayla yarım veya bir saatte okulda bütün bir gün içinde verebilecek olandan daha fazlası verilebilmektedir.

Hiperaktif çocuklar da okulda en az diğer arkadaşları kadar başarılı olabilirler. Bir çocuğun hiperaktif olması asla onun yeterince akıllı olmadığı anlamına gelmez. Bu çocuklar düzensiz ve dikkatsiz olabilirler, fakat bu onların öğrenme yeteneklerinin olmayışından değil, hiperaktiviteden kaynaklanmaktadır. Gözönünde tutulması gereken bir nokta, hiperaktif çocukların önemli bir bölümünün öğrenme güçlükleri (okuma, aritmetik gibi) çektikleridir. Öğrenme güçlüğüne yönelik değerlendirme ve tedavilerin ayrıca planlanması ve bu konuda uzmanlaşmış eğitim uzmanlarıyla işbirliği yapılması gerekli olacaktır (Yazgan, 1998, s.4).

Sınıf Yönetimi 

Bir çok araştırma hiperaktivitenin sınıf yönetimine adanmıştır. Dikkaı edildiğinde ayrıca davranış ve akademik performanstaki gelişmeler farkedil-miştir.Bu teknikler belirtilen güçlenmeyi, cezalandırma ve mutabakat sağlama konularını içerir.Son teknikte, çocuk ve öğretmen, çocuğun nasıl davranması gerektiği ve contingeney nin arttırılması ile ilgili konularda yazılı bir anlaşma imzalarlar (Neîson 1997. s: 232).

Sandoval (1982), öz-telkin”i. yararlı bir sınıf-içi yönetimi olarak salık vermektedir. Sandoval özellikle. Dovglas’ın porgrammın. bilişsel eğitimde kullanılması üzerinde durmaktadır. Bu program, çocuğa, davrarnşiarmdaki hatalarını anlamada yardımcı olup. onu problem-çözüm yöntemlerine uyum sağlaması için yönlendirmektedir. Sandoval. her ne kadar sınıf öğretmeni için biraz egzotik görünse de çocuktaki davranışların biyolojik ölçümleri konusunda kendisine vermesini önermektedir. Ayrıca, çocuğa, davranışlarım ne kadar yararsız ve tedirgin edici olduğunu göstermek için. video çekimleri ile bilgi vermenin çok yararlı olacağına da inanmaktadır. Aşağıdaki öneriler, onun bu konudaki düşüncelerinin özetidir:

1- Hedef alınan davranış şekillerini (örneğin, bir koltukta rahatça oturmak gibi), bu davranışa benzer olanları ödüllendirerek, geliştirin.

2- Çocuklara, tepki hızlarını değiştirme alışkanlığı kazandırarak hareketlerini sınırlandırın. Bu şekilde, davranışları üzerindeki denetimleri artar.

3- Çocuklara, spor yapma gibi. aşın hareketliliklerini yönetebilecekleri çıkış yollan bulun.

4- Hiperaktif çocukların zarar görmesini (hırpalanmasını) önlemek için. ayrı çalışma yerleri sağlayın. (Ayrı sınıflar)

5- Sınıfta verilen dersin süresini kısa tutup, az ödev vererek, ilerlemelerine yardımcı olun.

6- Çocukların, çabalarının sonuç verdiğini, göstermeye çalışın.

7- Çocuklara, neyin kabul edilebilir olduğunu açıkça göstererek, davranışları üzerinde kesin ve açık sınırlamalar koyun.

8-İlgi göstererek, duygusal açıdan destekleyici bir ortam yaratın.

9- Sınıfta, çocukların alışkın oldukları davranış şekillerinden daha farklı davranmalarını sağlayan rol yapma tekniklerini kullanın (Romney. 1988, s.46)

Bu çocuklarla halka şeklinde çalışma çok zordur. Dürtülerinin ve vücutça hareket etme ihtiyaçlarının çok olmasına dikkatlerini bir noktada toplama güçlüklerine rağmen, onlardan yerlerinde sessizce oturmaları, birkaç konuyu içine alan ve grup liderinin uzaktan izlediği bir grup tartışmasını on dakika izlemeleri istenir.

Halka şeklinde yapılan çalışmada, en iyi metod çocuğu sık sık uyarmaktır. Çocuğun enerjisi iş üzerinde toplandığı zaman kız olsun, erkek olsun vücutça daha az hareket ettiği görülür. Çocuğu uyarma, dikkat süresin bir miktar arttırabilir. Sorular arasındaki süre azaldıkça yani sorular sık sık soruldukça çocuğun dikkatinin dağılma tehlikesi azalır.

Bununla beraber ders yılının başlangıcında çok hareketli bir çocuktan konu üzerinde dikkatini uzun süre devam ettirmesi gibi bir davranış beklenemez. Bunun için çalışmaları kasa tutunuz ve sık sık talimat veriniz. Çocukta gelişme gördükçe dikkat süresini uzatmak için gayret ediniz. Çocuk için her zaman alternatif bir faaliyet bulundurunuz.

Dersin düzenlenmesinde hiperaktivite çocuğu da göz önünde bulundurunuz. Derste ondan uzun bir süre yerinde oturmasını bekleyemezsiniz. Böyle bir bekleyiş yerine, çocuğun yapacağı işi. kısa sürede yapılacak şekilde küçük parçalara ayırınız veya ders içinde işine hareketlilik katınız. Mesela, işin bir kısmım yaptıktan sonra, hareketli olan boz-yap tahtasında çalışmasına, değişik eşyaları saymasına izin veriniz.

Çocuğa verilen emir ve talimatlar açık. kesin ve kısa olmalıdır. Bir defada işin bir bölümünü açıklar o bittikten sonra da sıra ile diğer bölümleri açıklarsınız. Böylece, çocuk bir bölümü bitirince diğer bölümün açıklamasını alır. Mesela boyamanın nasıl yapılacağını göstermeden önce çocuğa boyaları karıştırma çalışmasına başlamasını söyleyiniz.

Hipekaktif bir çocuğun kabiliyetini olağanın üstünde olarak kabul etmemek gerekir. Başarısızlığı önlemek için işleri kısa tutunuz ve çocuğu doğrudan işe yöneltiniz. İş üzerinde birçok sözlü bilgiler veriniz. Ama bir yetişkinin yardımı veya rehberliği olmadan basarna ulaşmasını da beklemeyiniz.

Çocuğun dikkat dayanıklısını önceden anlamaya çalışınız. Eğer çocuğun yerinde duramayacağını hissederseniz onu bir başka yere götürünüz veya başka bir iş veriniz. Yoksa, çocuk bir takım hareketlerle veya bağırarak, çağırarak grubun çalışmasını engelleyebilir.Zamanla çocuktaki heyecan derecesinin az olduğu dönemleri anlamaya başlarsınız. Bu durumdan faydalanarak çocuğa daha karmaşık ve kendi kendine yapabileceği işler verebilirsiniz.

Hiperaktif bir çocuk için yapılacak rehberlik, yol göstericilik çok önemlidir. Müzikte uzun süre yüksek seviyede fiziki faaliyet isteyen bir çalışma yapmayınız. Çocuklara kendilerini topaıiayabilmeleri için zaman veriniz ve çalışmayı daha yavaş ve sükunet veren bir tempo ile bitiriniz, görevleri kısa olmalıdır. Resimde, basit malzeme kullanınız ve çalışmaları yakından izleyiniz vb. (Miriam, 1987. s. 103,107.115.125).

• Çocuğun ödevlerini yaparken gerektiğinde ara vermesine olanak tanıyın. Bu aralara diğer çocuklardan daha sık ihtiyaç duyacaktır.

• Oyun saatlerini azaltma ve teneffüs iptalinden kaçının. Oyun saatleri çocuğun fazla enerjisinden kurtulması için iyi bir fırsattır.

• Farklı aktivite düzeyleri gerektiren dersleri gün içine dağıtın. Müzik, beden eğitimi, resim gibi yardımcı dersleri daha çok dikkat gerektiren Türkçe. matematik gibi derslerin arasına koyun.

• Dikkat sorunları olan yaşça daha büyük öğrencilerin, verimli çalışma ve dinlenme alışkanlıkları kazanabilmeleri için çalışma yöntemleri ile ilgili ek özel dersler almaları yararlıdır.

• Dikkat sorunları olan çocuklara serbest bir sınıf ortamı yerine kesin kulları olan düzenli bir sınıf ortamı sağlayın (Yazgan, 1998, s.4).

Özetle Bu Çocuklar İçin Okulda Yapılabilecekler :

• Çocuğun krizlerine ilgi göstermemek, bunlara ilgisiz davranmak, onu ele alırken sakin olmak

• Çocuk olumlu davranışlarda bulunduğunda, ona ilgi göstermek ve onu ödüllendirmek

• Çocuğun krizlerinden ürkmemek ve ona aciz görünmemek

• Çocuğun üstüne fazla düşmemek

• Çocuğu sürekli “yapma” uyarısı ile kısıtlamamak, ancak belli kuralları koymak

• Çocukla sabırlı ve kararlı davranmak, iyi bir diyalog kurmanın yollarını aramak

• Çocuğun olumsuz davranışlarının altında yatan duygulan keşfetmek

• Çocuğun dramatik oyunlarla ve taklit oyunlarıyla rahatlamasını sağlamak

• Çocuğu zevk alıyorsa, su. resim ve boyama faaliyetlerine yönlendirmek, bu faaliyetlerle duygularını dışa vurmasını sağlamak. yaptığı eserleri inceleyerek onu tanımaya çalışmak.

• Çocuğu tanıyarak yönlendirmek

• Çocuğa başarı alanları bulmak

• Çocuğu bloklara yönlendirerek enerjisini harcamasına yardım etmek

• Teke tek arkadaş ilişkileri geliştirmesine fırsat vermek olarak sıralanabilir

 

Ortaöğretim başarı puanı düşürülecek

 2009 ÖSS değişikliğini anlatan Özcan, sınav başarısını yüzde 21 etkileyen ortaöğretim başarı puanını aşağıya çekerek katsayı engelini azaltacaklarını söyledi..

 

2009 yılı Öğrenci Seçme Sınavı'na girecek yüzbinlerce öğrencinin merakla beklediği değişikliği YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan SABAH'a açıkladı. Üniversite yerleştirme puanında yüzde 21 katkısı olan Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) aşağı çekilerek katsayının etkisi azaltılacak. YÖK Genel Kurulu 2009 ve 2010 yılında yapılacak ÖSS değişikliği için perşembe günü karar verecek. Son toplantıda 2010 yılında yapılacak yeni sınav sistemiyle ilgili öneriyi tartışmaya açan YÖK, yarın yapılacak toplantıda da 2009 yılında yapılacak değişikliği belirleyecek. Toplantı öncesi SABAH'a konuşan Özcan 2009 yılı ÖSS'de yapmak istedikleri değişikliği şöyle anlattı:

YÜZDE 5'E İNEBİLİR
"Yüzde 21 katkısı olan ortaöğretim başarı puanını değiştireceğiz. Bunu aşağı çekmek istiyoruz. Çünkü bu puan hesaplanırken çocuğun sınıftaki başarısı, diğer öğrencilerin başarısı, okulun başarısı gibi çocuğun başarısının dışındaki bir çok etken hesaplanıy o r . Onları çıkarmak istiyoruz. Bunu yaparsak çocuğun kendi başarısı ortaya çıkacak. Eğer başarılıysa, alıp puanı istediği yere gidecek." AOBP'nin ne kadar aşağı çekileceğine YÖK üyeleri karar verecek. Özcan, "Üniversiteye yerleştirmede ortaöğretimin yüzde 21 olan katkısını Kurul'daki duruma göre aşağı çekeceğiz. 10-15 hatta 5 olabilir. Ben 2'ye inmesini isterim, hatta sıfıra, ancak kanun olduğu için kaldıramayız" dedi. AOBP'nin aşağı çekilmesi alanları dışında programları tercih eden öğrenciler için uygulanan düşük katsayı sistemini değiştirmeyecek. AOBP'nin ÖSS'ye yüzde 21 katkısı yüzde 10'a çekildiği takdirde (0.3), (0.8) çarpanları yine kullanılacak, ancak AOBP katkı oranı aşağı çekildiği için etkisi azalacak. Puanlar birbirine yaklaşacak.

MESLEK LİSELİ YAŞADI
Uğur Dershaneleri ÖSS Kooridanatörü Turgay Polat, AOBP'nın aşağı çekilmesinin başarılı öğrencilerin katsayı problemine takılmadan istediği bölüme girmesinin önünü açacağını söyledi. Polat şu örneği verdi: "Bir genel lise, bir meslek lisesinden iki öğrenci düşünelim. İkisinin de ÖSS puanı 300, AOBP'si 100 tam puan olsun. Bu iki öğrenci de bilgisayar mühendisliği tercih ettiğinde normal lise öğrencisinin yerleştirme puanı (0.8 katsayı ile çarpıldığı için) 380, meslek liseli öğrencinin yerleştirme puanı ise (0.3 katsayı ile çarpıldığı için) 330 oluyor. Arada 50 puanlık bir fark oluşuyor. Ortaöğretim başarı puanının katkısı yüzde 21'den yüzde 10'a düşürülürse normal liseli öğrenci 330, meslek liselisi öğrenci ise 315 puan alır ve arasındaki puan farkı 15'e düşer."

 

İşte MEB'in öğretmende aradığı özellikler

 
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ilköğretim öğretmenlerinde bulunması gereken nitelikleri tek tek belirledi. Aynı çalışma, ortaöğretim öğretmenleri için de başlatıldı.  
MEB, konuyla ilgili 2002 yılında başlatılan proje çerçevesinde bir öğretmende bulunması gereken ''bilgi, beceri ve tutum özellikleri'' saptayarak, ''Öğretmen Yeterlikleri'' adı altında yayımladı.
Alınan bilgiye göre, ''öğretmen yeterlikleri'' belirlenirken, düzenlenen seminer ve çalıştaydan çıkan sonuçların yanı sıra ABD, İngiltere, Seyşel Adaları, Avustralya ve İrlanda gibi ülkelerdeki örnekler de göz önünde bulunduruldu. Ortaya çıkan çalışma ile ilgili olarak, pilot belirlenen 6 ildeki öğretmenler, okul yöneticileri; sendika, dernek ve sivil toplum örgütü üyeleri, kamu kurumu mensupları, öğretim elemanları ve öğretmen adaylarından oluşan toplam 6 bin 743 kişinin görüşü alındı.
Çalışma sonucunda, ''öğretmenlerde bulunması gereken bilgi, beceri ve tutum özellikleri''ni içeren ''genel yeterlikler''in yanı sıra ilköğretimdeki Türkçe, İngilizce, Fen ve Teknoloji, Bilişim Teknolojileri, Okul Öncesi, Görsel Sanatlar, Matematik, Sınıf Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler, Müzik, Beden Eğitimi, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi, Teknoloji Tasarım ve Özel Eğitim (Görme Engelliler-İşitme Engelliler-Zihinsel Engelliler) öğretmenliğin nitelikleri de ''özel alan alt yeterlikleri'' adı altında sıralandı.
 
-GENEL YETERLİKLER-
Projeye göre, bir öğretmende bulunması gereken ''bilgi, beceri ve tutum''dan oluşan niteliklerden ve yapması beklenen davranışlardan bazıları şöyle:
 
- Öğrenciye ismiyle hitap eder.
- Öğrencilerin fikirlerine ve ürettiklerine değer verir.
- Sınıf içi ve dışı etkinliklerde demokratik davranır.
- İnsan haklarına uygun biçimde davranır.
- Uluslara, bireylere ve inançlara karşı ayrımcılık yapmaz.
- Öğrencinin geçmişine ve sosyo-ekonomik durumuna göre ön yargısız davranır.
- Her öğrencinin başarılı olacağına inanır.
- Öğrenciler sorulara farklı yanıtlar verdiğinde olumlu tepki gösterir.
- Stresle başa çıkma yollarını bilir ve kullanır.
- Kişisel bakımına ve sağlığına özen gösterir.
- Zorluklarla mücadele eder.
- Türk milli eğitim sisteminin dayandığı temel değer ve ilkeleri bilir.
- Mesleki gelişimine yönelik yayınları izler.
- Okulun iyileştirilmesinde ve geliştirilmesine çevre olanaklarını kullanır.
- Öğrencilerin sahip olduğu değerlere saygı gösterir.
- Öğrencinin kişisel gelişimini ailesiyle paylaşır.
- Öğrencilerin ilerlemelerini izlemek amacıyla kayıtlar tutar.
- Sınıf kurallarını öğrencilerle birlikte belirler.
- Öğrencilerin kendilerini güven içinde hissetmelerini sağlayacak ortam oluşturur.
- Aileleri tanımak için bireysel ya da gruplarla veli görüşmeleri düzenler.
- Ailelerin yaşadıkları sorunlara karşı duyarlı davranır.
 
-''ÖĞRETMENİN YOL HARİTASI''-
MEB Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürü Ömer Balıbey, AA muhabirine yaptığı açıklamada, öğretmenlerin sürekli kendilerini yenilemeleri gerektiğini belirterek, ''Burada amaç öğretmenin kalitesini artırmak. Meslek yeterliklerinde kriterler var. Öğretmenler belirlenen bu meslek yeterliklerine bakarak kendilerini hazırlayacaklar'' dedi.
Bu yeterliklerin, öğretmen yetiştirme politikasında yol gösterici olacağını söyleyen Balıbey, çalışma tamamlandıktan sonra öğretmen adayı yetiştiren eğitim fakültelerinin müfredatının da bu doğrultuda yapılanmasının hedeflendiğini anlattı.
Aynı çalışmanın ortaöğretim için de başlatıldığını anlatan Balıbey, ''Çalışma tamamlandıktan sonra, öğretmen adaylarının buna göre yetişmeleri için YÖK'ün önüne koyacağız. Öğretmen yeterliği çalışmasıyla öğretmenin bir yol haritası ortaya çıkıyor'' diye konuştu.  

Matematik

Toplayalım tüm acıları, karşısına kocaman bir eşittir koyup hayatımızın terazisinde neye denk geliyor anlayalım. Anlayalım nefes almayı hiçe sayanları. Yada tam tersini yapalım işlemin. Bizi nefes almaktan vazgeçirecek acılarımızı toplamaya çalışalım. Bu anlamsız bir değer alıştırması. Hayatın neresinde olursak olalım. Hangi pencerenin ardından baktığımızla alakası olmayan bir sonuç bulacağız. Ki sağlıklı düşünen hiçbir beyin asla bulamayacak nefes almasına engel olacak bir acılar toplamı... 

Tembel öğrenciler matematiğin günlük hayatta ne işlerine yarayacağından bahseder dururlar. Oysa hayatın değerlendirmesini de, eksileri ve artılarıyla düşünür, matematikle yorumlarız. Sorunlarımızı farklı yollardan çözmeye çalışır, çözdüğümüz sorunlarımızın daima sağlamasını yaparız. X ve Y’ler yine hayatımızın tam ortasında dururlar. Eşitlik ve eşitsizlik günümüzün temel sorunlarından. Kısacası öyle veya böyle matematikle yaşarız, matematikle soluk alıp veririz. 

Matematiği sayılardan. Elle tutulur gözle görülür somut kavramlardan ibaret saymak elbette hayatımızda onun etkisinden bihaber olmamıza neden olacaktır. Duygularımıza hükmeden matematik sistemini çözemediğimiz sürece, tüm eşittirlerin sağına “mutluluğum” cümlesini yazıp işleme devam etmediğimiz sürece, yaşamın bize adil davranmadığına dair bir çok cümle kuracağız. Birçok bilinmeyenli denkleme dönüşen yaşantımızı bir gün sadeleştirmek istediğimizde yapılan tüm işlemleri karşımıza alıp bakacağız. Sadeleştirmelere, o günün bilinmeyenlerine, kendi bilgisizliğimize. Bu gün çok kolayca çözebildiğimiz denklemleri o günlerde nasılda kavrayamadığımıza bir türlü anlam veremeyeceğiz. 
? = mutluluğum 
Bu sorunun tüm çözümleri daima doğruları yapmamızı sağlamayacaktır elbette. Ama çözümü yaparken duygularımızın ve mantığımızın işleme olan etkilerini iyi ayarlayabilirsek küsüratlıda olsa istediğimize yakın bir sonuç elde ederiz. Yaptığımız tüm bu işlemlerin puanlamasını yapan vicdanımız ise asla yanılmayan bir hesap makinesidir. Sağlamaları onunla yapmak ve hataları tekrarlamamak eminim mutluluğa ulaşmamızı kolaylaştıracaktır. 
Toplama ve çarpma işlemlerine takılmadan. Çıkarma ve sadeleştirme işlemlerinin ne kadar değerli olduklarını unutmadan yaşamaya çalışırsak, bizi nefes almaktan vazgeçirecek tüm sorun toplamlarının değersizliğini hayat doğrusunda kolayca görebiliriz. 

15 milyon öğrenci bugün karne alacak

 karne

 

İlk ve ortaöğretim okullarındaki yaklaşık 15 milyon öğrenci ve 600 bine yakın öğretmen yarıyıl tatiline giriyor. 2008-2009 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi bugün sona eriyor. Örgün eğitim kurumlarında öğrenim gören öğrenciler, ilk yarıyıldaki çalışmalarının karşılığı olan karnelerini alacak ve yaklaşık 2 haftalık yarıyıl tatiline çıkacak.

 

Eğitim-öğretim yılının ikinci yarısı, 9 Şubat 2009 Pazartesi günü başlayacak. Öğrenciler eğitim dönemini 12 Haziran 2009 Cuma günü alacakları karne ile 3 ay sürecek bir yaz tatiline girecek. Milli Eğitim Bakanlığı, geçen öğretim yılında ilköğretim öğrencileri için başlattığı 'sanal karne' uygulamasını bu yıl ortaöğretim öğrencileri için uygulayacak. İlk ve ortaöğretim öğrencilerine 'sanal karne' verilecek. Veliler, MEB'in 'www.meb.gov.tr' adresli internet sitesine çocuklarının TC kimlik bilgileri ile girerek karneleri görebilecek.

Üstün yetenekli öğrenciler, Anadolu Üniversitesi'nde buluşuyor


 
Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumunun (TÜBİTAK) desteğiyle Anadolu Üniversitesi (AÜ) Üstün Zekalıların Eğitimi Ana Bilim Dalınca hazırlanan ve geçen yıl hayata geçirilen Üstün Yetenekliler Eğitim Programına (ÜYEP) yeni öğrenciler alınacak.

 AÜ Eğitim Fakültesi Üstün Zekalıların Eğitimi Ana Bilim Dalı Başkanı ve ÜYEP Koordinatörü Doç. Dr. Uğur Sak, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilköğretim ve ortaöğretim kademelerindeki üstün yetenekli öğrencilerin eğitimlerine yönelik kurulan ÜYEP'in, üstün yetenekli öğrencilerin örgün eğitimlerine ek olarak bireysel farklılıklarına uygun ve bilimsel temellere dayanan eğitim programları sunduğunu kaydetti.

Geçen yıl mart ayında AÜ Eğitim Fakültesi bünyesinde 6. ve 7. sınıf öğrencileriyle eğitime başlayan ÜYEP'in, bu yıl 6. sınıf kademesindeki öğrencilerin başvurularını alacağını ifade eden Doç. Dr. Sak, şöyle konuştu:

''Başvuruları 24 Ocak-11 Şubat tarihleri arasında AÜ Eğitim Fakültesinde kabul edeceğiz. ÜYEP programları, cumartesi-pazar ile yaz programları olmak üzere iki şekilde yürütülüyor. Cumartesi-pazar programları, güz ve bahar akademik yarı yıllarında yapılıyor. Her bir gün, 6 saatlik matematik ve fen bilimleri ile bir saatlik rehberlik derslerinden oluşuyor. Yaz programları, temmuz ayında yoğun bir biçimde düzenlenmekte olup iki haftalık bir süreyi kapsıyor. Yaz programlarında matematik, fen bilgisi, teknoloji ve rehberlik derslerinin yanı sıra öğrencilerin ilgi alanlarına göre seçebilecekleri görsel ve işitsel sanatlar, yaratıcı yazın ve bilgisayar gibi derslerden oluşan bir ders menüsü sunmaktayız.''

Doç. Dr. Sak, dersleri, AÜ Yunusemre Yerleşkesi'nde öğretim üyeleri ve branş öğretmenleriyle yürüttüklerine işaret ederek, bu sayede öğrencilerin bilim insanlarıyla birebir ders yapma, tartışma ve deneyler yapma fırsatı bulduğuna dikkati çekti.

-''GELECEĞİN BİLİM İNSANLARINA EĞİTİM VERİYORUZ''-

Bilim insanlarının nasıl düşündüklerini, problemleri nasıl çözdüklerini, bir bilim insanı olarak yaşamanın ve çalışmanın neye benzediğini doğal ortamında gözlemleyen öğrencilerin bilim insanı olmadan önce bir bilim insanı gibi düşünmeye ve çalışmaya başladıklarını vurgulayan Doç. Dr. Sak, şöyle devam etti:

''Bu tür bir öğrenme ortamı üstün yetenekli öğrencilerin yalnızca akademik gelişimlerini desteklemekle kalmamakta geleceğe yönelik bireysel yol haritalarını da yavaş yavaş şekillendirmelerine yardımcı olmaktadır. Biz, ÜYEP sınıflarında geleceğin bilim insanlarının eğitim aldıklarını hayal ediyoruz. ÜYEP öğrencilerini gelecekte olağanüstü başarılı, sıra dışı kişilikler olarak görmek bizim en büyük çalışma motivasyonumuzdur. ÜYEP, öğrencilerin yeteneklerini keşfettikleri, kendilerini geliştirme olanağı buldukları eğitsel ve sosyal bir ortamdır. Geçen bir yıllık deneyimimiz, yapmış olduğumuz gelişim testleri ve öğrencilerin SBS performansları ÜYEP'in üstün yetenekli öğrencilerin akademik gelişimlerinde ne denli etkili olduğunu ortaya koymuştur. ÜYEP'e devam eden öğrencilerimizin velileri, ÜYEP'in çocukları üzerinde yaratmış olduğu pozitif farklılıkları aileler için düzenlediğimiz seminerlerde ve toplantılarda sık sık dile getirmektedirler.''

-''ÜYEP GİBİ PROGRAMLAR TÜRKİYE'NİN HER BÖLGESİNDE OLMALI''-

Doç. Dr. Sak, ÜYEP gibi programların sadece Eskişehir'de değil Türkiye'nin her bölgesinde yer almasını dilediklerini belirterek, ''Ekip olarak bu konuda çalışmalarda bulunmak isteyen kişilere ve kurumlara elimizden gelen desteği vermeye hazırız. Unutmamalıyız ki toplumun her kesiminde üstün yetenekli öğrenci vardır. Bu nedenle bölgedeki tüm 6. sınıf öğrencilerin ÜYEP'e başvurmalarını istiyoruz'' dedi.

ÜYEP'e başvurmak isteyen öğrenciler ya da ÜYEP hakkında detaylı bilgi edinmek isteyen kişilerin ''www.uyep.anadolu.edu.tr'' internet sitesini ziyaret edebilecekleri ya da (222) 3350585'den dahili 3537 telefon numarasını arayabilecekleri bildirildi.

Öğrenciler, matematik ve fen bilimleri okul notlarının ortalaması, milli eğitim müdürlüklerinin her ilde açtıkları seviye belirleme sınav puanları ve AÜ'de yapılacak zeka testi sonuçları baz alınıp programa yerleştirilecek.

Öğrencinin, programa kabul edilmesinde, dönem sonu notlarının ortalaması yüzde 10, seviye belirleme puanları yüzde 20, AÜ'de yapılacak zeka testinin sonucu da yüzde 70 olarak baz alınacak. Programa geçen yıl 96 öğrenci alınmıştı. Bu yıl yapılacak müracaata ve sınavdaki başarı oranına göre, sayı belirlenecek.

 


matematik etkinlikleri etkinliklerle matematik matematik etkinlik örnekleri sbs matematik örüntü ve süslemeler eğlenceli matematik etkinlik arşivi